Burca Göre Makyaj

29 Ekim 2009

Burca Göre Makyaj

Burçların hayatımızdaki yeri malum. Doğumumuzdan başlayarak hayatımızın her evresini etkileyen burçlar, güzelliğin en önemli tamamlayıcısı olan makyajda da kendini gösteriyor.

Güzellik uzmanları her zaman kadınları kişilikleri, yüz tipleri ve bulundukları ortama göre makyaj uygulamalarını öneriyor. İşte bu sebeble astrolojide yer alan toprak, hava, ateş ve su guplarından yola çıkılarak uygulanan makyaj stillerinden biri de sizin için….

Ateş grubu iddialı

Koç, Aslan ve Yay bu grubun temsilcileri. Ateş grubu kadınları, dikkat çekmeyi ve çekiciliklerini ön plana çıkarmayı seviyorlar. Fark edilmek en büyük tutkuları. Makyajlarında da dikkat çekici çizgileri ve renkleri kullanmaları gerekiyor. Ateş grubu kadınlarının rengi kırmızı ve siyah. Gözlerde siyah far ve kalem kullanmaları öneriliyor. Eye-liner, göz makyajının vazgeçilmez ürünü. Gölgelemelerde beyaz farlar çok işlerine yarıyor. Rujda ve allıkta kırmızı tonları tercih ederlerse içlerindeki dikkat çekme isteğini tatmin edebilirler.

Su grubu sezgisel

Yengeç, Akrep ve Balık bu grubun burçları. Grubun rengi yeşil. Sezgilerin ve içgüdülerin temsilcisi su grubu, yeşilin her tonunu kullanabiliyor. Özellikle nil yeşili kullandıklarında daha gizemli mesajlar verebilirler. Göz makyajında vazgeçemeyecekleri, kahverengi kalemler ve beyaz farlarla yapılmış gölgeler. Çocuksu tenlerine şeftali rengi allık kullanmaları gerekiyor. Ruj seçiminde ise pembenin bütün tonları, ayrıca oranj, su grubu kadınlarının kullanması gereken renkler.

Hava grubu bağımsız

Hava grubunun burçları olan İkizler, Terazi ve Kova, özgürlüğün ve bağımsızlığın temsilcileri. Hava grubu kadınlarının rengi, mavi ve pembe. Gözlerde maviden laciverte kadar her tonu rahatlıkla kullanabiliyorlar. Yanaklarda ise pembe allık ciltlerine ışıltı katıyor. Ruj seçiminde de yine pembe ve tonları ağırlık kazanıyor.

Toprak grubu sakin

Toprak grubu kadınları sakin ve evcimen tabiyatlı. Boğa, Başak ve Oğlak bu gruptan. Abartıyı sevmiyor ve sadeliği tercih ediyorlar. Makyajda da sade ve göze çarpmayan renkleri uygulamaları gerekiyor. Kahverengi, toprak grubunun rengi. Yüzün her kısmında kahverengiyi rahatlıkla kullanabilirler. Farlar, allıklar, rujlar hep bu rengin hakimiyetinde. Pastel tonlardan seçecekleri makyaj malzemeleri kullanmaları öneriliyor. Açık tenliler, şeftali tonlarını da makyajlarında uygulayabiliyorlar.

  • Share/Bookmark

Makyaj & Güzellik , , ,

Doğum Sonrası Egzersiz

19 Ekim 2009

Doğum sonrası egzersiz yaparak, doğum ile almış olduğunuz fazla kilolardan kurtulmanız mümkün.

Bu forma girme programı sadece anneler ve yenidoğan bebekleri için. Bu program sayesinde hem siz doğumdan önceki formunuza kavuşacaksınız, hem de bebeğiniz sizinle girdiği bu yakın ilişkiden ötürü mutlu olacak; algısı ve vücudu daha kolay gelişecek.

Doğumunuzdan sonra jimnastik yapmak istiyorsanız, bunu yapmak için temizliği bitirmeyi, küçüğün mamasını hazırlayıp, onu yedirip, yatırmayı beklemenize gerek yok. Bunu beklerseniz, hiçbir zaman uygun zamanı gelmez. Gelse bile siz yorgunluktan kolunuzu kaldıramayacak halde olursunuz. Beklemek yerine, zamanı iyi şekilde değerlendirin ve sevgili bebeğinizle birlikte jimnastik yapmanın tadına varın.

Bu egzersizler sadece anneler ve küçük bebekleri için geçerli. Dokuz aylık hamilelik süresinden sonra, yıpranan ve hareketsiz kalan bütün vücudunuz bu egzersizler sayesinde yeniden çalışmaya başlar. Siz karnınızı sıkılaştırırken ve sırtınızı güçlendirirken, bebeğiniz de hem görsel, hem de bedensel algılamasını geliştirecek. Kollarını ve bacaklarını hareket ettirirken aynı zamanda gözleriyle de sizi izleyecektir. Böylece onunla sadece ona özel, çok yakın bir ilişkiniz olacak. Sonuçta, hem yararlı, hem de harika zaman geçireceksiniz. Üstelik hem oyun ilişkileriniz derinleşecek, hem de bebeğiniz kolaylıkla, dengesini bulacak, kasları gelişecek. Bu programı birçok ay boyunca sürdürürseniz, bebeğinizin sportif yönünün gelişmesine de çok yardımcı olursunuz.

Daha büyük bir çocuğunuz varsa, o da sizinle ve kardeşiyle birlikte bu hareketleri yapabilir. Ancak, egzersizler sırasında onunla konuşun, hareketleri dilediği gibi yapmasına izin verin ve ona dokunun. Böylece kardeşini kıskanmaz, aksine sizinle birlikte bu işi paylaştığı için kendini mutlu hisseder.

Egzersizlere başladığınızda kendinizi zorlamayın ve yavaş yavaş ilerleyin. Unutmayın vücudunuzun tekrar harekete başlamaya alışması gerekiyor. Bu hem eklemleriniz, hem sırtınız, hem de basenleriniz için geçerlidir.

Doğumu izleyen haftalarda, genç anneler kendilerini çok yorgun, neredeyse depresyona girecek kadar yorgun hissederler. Tekrar dinçleşmek için düzenli olarak bir fizik aktivitesi yapmak, vücudu hareket ettirmek en iyi yoldur. Birkaç günün sonunda, hem uyku düzeninizde, hem de iştahınızda bunun etkilerini göreceksiniz. Burada verdiğimiz bütün egzersizlerin en az sekiz kadar tekrarlamanız gerekir, ama eğer isterseniz daha fazlasını da yapabilirsiniz. İyi jimnastikler.

Hassas bölgeleri güçlendirmek için 11 etkili egzersiz

Bu 11 egzersizi doğumdan 6 hafta sonra, haftada en az üç kez olmak üzere istediğiniz sıklıkla yapabilirsiniz. Jimnastik yapacağınız mekanın geniş olmasına dikkat ederek, rahat giysilerinizi giyin ve daha iyi konsantre olmak için bebeğinizle birlikte zevkli dakikalar geçirmeye hazırlanın. Bebeğinizin altının temiz olmasına ve karnının aç olmamasına da özen göstermelisiniz.

1. Karnınızı sertleştirmek için
Sırtüstü yere uzanın ve bacaklarınızı havada üstüste koyun. Bebeğinizi karnınız üzerine oturtun, sırtı oyluklarınız üzerine yerleşsin; aynı zamanda iki elinden tutun. Karnınızı içinize çekin ve aynı anda kasın. Sırtınızın aşağı kısmı yere değmeli. Bu pozisyonda, başınızı ve vücudunuzun üst kısmını kaldırın, bu sırada karnınız ve baseniniz kasılı olmalı. Başlangıçta, kendinizi zorlamayın. Ve kendinize dinlenmek için ara verin. Bu aralarda da, bebeğinizi kollarının altından tutarak, kendinize doğru çekin. Onu kendi kendine kalkmaya alıştırmalısınız. Siz karın kaslarınızı çalıştırırken, o da boyun kaslarını güçlendirecek ve başını daha iyi kontrol etmeyi öğrenecek.

2. Mideyi kaslandırmak
Sırt üstü uzanın, böbreklerinize destek vermesi amacıyla, katlanmış bir havlunun üzerine yatabilirsiniz. Dizlerinizi kırın ve ayaklarınızı sağlam bir şekilde yere basın. Bebeğinizi sırtı oyluklarınıza dayanacak şekilde üzerinize yerleştirin. Bütün basen kaslarını gererek, karnınızı içeri çekin. Yavaşca büstünüzü kaldırın, bu arada da bebeğinizi bir eliniz ile tutun. Öteki elinizi de ters taraftaki dizinizin üzerine doğru uzatın. Bu hareketi en az sekiz kere, kendinizi iyi hissederseniz daha fazla kez tekrarlayın. Kendinize bir ara verdikten sonra, bu kez de öteki tarafınızla aynı hareketleri tekrarlayın. Bu bebeğinizin dengesini bulması için çok iyi bir egzersiz türüdür. Aynı zamanda, sizin karın bölgesi kaslarınızın güçlenmesine yardımcı olacağı gibi, midenizin de gerilmesine yardımcı olacaktır.

3. Mideyi germek
Bebeğiniz sırt üstü uzanmış bir şekilde önünüze alarak, yüz üstü uzanın. Karnınızın alt kısmına havlu koymayı ihmal etmeyin, aksi takdirde, böbreklerinizi zorlayabilirsiniz. Aynı şekilde bebeğinizi de bir havlunun üzerine yatırın. Bu pozisyonda, avuçiçleriniz yere değecek şekilde, kollarınızı uzatarak bebeğinize yaklaşmaya çalışın. Karın kaslarınız kasılmış bir durumda 15 ile 60 saniye arasında bu şekilde kalın. Bebeğiniz sizi kendisine yakın hissetmekten çok memnun olacaktır. Her arada bebeğinizi sevip okşamalısınız.

4. Sırtı ve kalçaları sıkılaştırmak
Her ikinizde aynı pozisyonda uzanın. Düzenli olarak her bacağınızı en az 8 kez kaldırın. Her hareket arasında gevşeyin. Siz bacak kaslarınızı çalıştırırken, bebeğiniz de eğlenecek.

5. Sırtınızı güçlendirin
Aynı pozisyonda yatarken, kollarınızı sırtınızın arkasında birleştirin. Kürek kemiğinizi gerin ve başınızı 6 ile 8 kez kaldırın. Böylece sırtınızın üst bölge kaslarını çalıştırmış oluyorsunuz. Her hareket arasında gevşemeyi unutmayın.

6. Göğüs ve kollarınızı sıkılaştırın
Oturun ve bebeğinizi önünüze alın. Koltuk altlarından öne ve arkaya kaldırın, sonra yukarı kaldırın ve indirin; bunu sekiz kez yapmalısınız. Ancak her harekettten sonra bir ara vermeyi ihmal etmeyin. Bebeğinizin boyununu güçlendirirken aynı zamanda kollarınızı ve göğüsünüzü de kuvvetlendirecek ve sıkılaştıracaksınız.

7. Kol ve göğüsü gerin
Oturur pozisyonda, kollarınızı arkada birleştirin ve kaldırabildiğiniz kadar yukarı kaldırın. Bu gerginlikte 15 ile 60 saniye arasında tutun, gevşeyin ve sonra tekrar başlayın.

8. Oylukları sıkılaştırın
Ayakta, oyluklar açılmış, bebeğinizi kollarından tutun. Baseninizi gerin, sonra hafifçe dizlerinizi kırın, büstünüzü öne eğin. Sırtınızı düz ve gergin tutun. Ayaklarınızı düz tutarak ve oyluklarınızın üzerine gerinerek, topuklarınız üzerine inin. Sonra kalkın. Egzersizi 8 kez tekrarlayın, bu arada her seferinde bir durak vermeyi unutmayın.

9. Oylukları gerin
Ayakta, bebeğiniz göğüsünüze yaslanmış şekilde, bir bacağınızı öne çekerek durun. Bu pozisyonda 15 ile 60 sanile arasında kaldıktan sonra ayak değiştirin.

  • Share/Bookmark

Egzersizler , , , ,

Lazer Epilasyon Fiyatları

24 Eylül 2009

Lazer epilasyon fiyatları çok merak edilen konular arasında geliyor. İstanbul , Ankara , İzmir gibi büyük şehirlerde daha çok yapılan lazer epilasyon birçok firmanın katılımıyla beraber bir rekabet havasına giriyor. Ankara’daki lazer epilasyon fiyatları , İzmirdeki Lazer Epilasyon fiyatları ve İstanbuldaki lazer epilasyon fiyatları ilerleyen günlerde bir araştırma yapılıp sitemize koyulacaktır. Lazer Epilasyon Merkezleri

Lazer epilasyon fiyatları

İstanbuldaki Lazer Epilasyon Fiyatları;

lazer epilasyon,laser epilasyon

lazer epilasyon,laser epilasyon

Lazer Epilasyon Fiyatları Güncellenecektir…

  • Share/Bookmark

Epilasyon , , , , , ,

Kadın Bakım Konuları

24 Eylül 2009

Kadın bakım konularında çok hızlı makaleler yazamadığımızdan dolayı sizlerden özür diliyoruz. Son zamanlardaki zaman problemlerimizden dolayı siteyle ilgilenemiyoruz. Kadın Bakım ve Estetik konuları hakkındaki paylaşımlarımıza yakında ulaşabileceksiniz.

  • Share/Bookmark

Genel

Liposakşın

23 Eylül 2009

Liposuction cilt altındaki yağların bir kanül ve güçlü vakum sistemi kullanılarak uzaklaştırılması işlemidir. Bu işlem aynı zamanda güzelliğin ortaya çıkarılmasını sağlayan bir sanattır.
Bir heykeltıraş gibi vücut silueti üzerinde özenle ve son derece dikkatle uğraşmayı gerektirir. Bu işlemi yapmanın birçok yolu vardır. İşlemin mükemmelliğini asla maksimum hızda veya maksimum miktarda yapılması belirlemez. Mükemmellik işlemin güvenli olması, hasta konforu, gösterilen özen ve sonucun güzelliği tarafından sağlanan hasta mutluluğu ile ölçülebilir. Bu işlem mutlaka bir plastik cerrah tarafından uygulanmalıdır. Plastik cerrahlar arasındaki başlıca farkı da kullanılan teknik ve bu konudaki tecrübe ve bu konuya yönelik özel eğitimin varlığı belirler.
KURU TEKNİK: Bu yağların emilimi öncesinde her hangi bir sıvı vermeksizin uygulanır. Şu anda tamamen tarihsel değeri vardır ve hiçbir cerrah tarafından uygulanmamaktadır.
ISLAK (WET) TEKNİK: Sadece genel anestezi altında uygulanabilir. Bu teknikte yaklaşık 100 ml. Kadar solüsyon verilerek yapılmaktadır. Bu teknikte yağ emilimi esnasında % 20-30 gibi bir kan kaybı olur ki bu nedenle tercih edilmemektedir.
ÇOK ISLAK (SUPER WET) TEKNİK: bu teknik de sadece genel anestezi altında uygulanır. Yaklaşık emilen yağ miktarının yarısı kadar solüsyon verilmesi gerekir. Bu teknikte %8 gibi kan kaybı olur.
TÜMESENT TEKNİK: Dr. Jeffrey Klein tarafından tanımlanan tekniktir. Halen var olanlar arasında en güvenli olan yöntem budur.”tumescent” kelimesi şişirilmiş demektir. Bu yöntemde yüksek miktarda solüsyon verilerek yağ emilecek dokular hazırlanır. Bu verilen solüsyon sayesinde yağ emme işlemi TAMAMEN LOKAL ANESTEZİ ile veya SEDASYON altında yapılabilir.
Tümescent teknik başlıca: 1. tam bir bölgesel anestezi sağlar 2. tüm kan damarlarının büzülmesini sağlar ve böylece işlem sırasında kan kaybı hemen hiç olmaz.
Sonuçların mükemmelliği için diğer bir şart da kullanılan kanüllerdir. Şu anda yaygın olarak 3-4 mm boyutlarında kanüller kullanılmaktadır. Kliniğimizde ise MİKROKANÜL tekniği kullanılmaktadır. Mikrokanül 1-2 mm çapındaki kanüllerdir. Bu kanüllerle tüm yağ kompartmanları üzerinde detaylı çalışma mümkün olduğu için düzensizlik oluşma riski minimumdur ve kanüller cildin alt tabakasına zarar vermediğinden ciltte alttan hasarlanma olmaz.
Tüm cerrahi girişimler sonrasında enfeksiyon, kanama, iz oluşması gibi riskler olmakla beraber, tümescent liposuction sonrası bu riskler oldukça düşüktür. Bu teknik tamamen lokal olarak gerçekleştirildiği için genel anestezi veya sedasyona bağlı riskleri içermez. 15,000 hastada yapılan bir araştırmada lokal liposuction sonrası aşırı kan kaybı, enfeksiyon ve ölüm gibi ciddi komplikasyonların olmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Liposuction sonrası en ciddi komplikasyonlar genel anestezinin getirdiği risklere bağlıdır. Dolayısıyla bu işlem lokal anestezi altında yapıldığında tüm ciddi komplikasyon risklerinden uzak kalınabilir.
Ciltte düzensizlik: Mikrokanüller Tümescent Liposuction sonrası ciltte düzensizlik oluşma riski diğer tüm liposuction sistemlerine göre çok daha azdır. Bu teknikte tüm yağ kompartmanları üzerinde detaylı çalışma mümkün olduğu için kanüller cildin alt tabakasına zarar vermeden işlem tamamlanabilir ve ciltte alttan hasarlanma olmaz. Aksine mikrokanüller liposuction sonrası cilt çökükleri ve sellülitlerde azalma olur fakat tam olarak geçmeleri beklenmemelidir. Tamamen pürüzsüz bir cilt elde etmeyi beklemek gerçek dışı bir yaklaşımdır. Fakat ciltte operasyon öncesinden daha fazla düzensizlik ve çöküntü olmayacağı beklenebilir. Operasyon sonrası sıradan bir kişi baktığında cildinizde liposuction sonrası düzensizlik ve çöküntü fark edemez. Yaşlanmayla beraber deri de yaşlanacağından ve yıllar boyunca güneş ışınlarının deri üzerindeki negatif etkileri olacağı için yaşlı hastalarda ve üst karın bölgesi gibi bölgelerde ince kırışıklıklar gelişebilir.
İz oluşma riski: Liposuction kanüllerini cilde sokmak için yapılan kesilerde iz kalabilir. Mikrokanül sisteminde 1-2 mm lik “ADİT” adı verilen çok küçük kesiler yapılmaktadır. Tipik olarak bunlar iyileştiğinde gözle görülmezler. Yine de çok yakından ve özel dikkat sarf edilerek incelenirse zor da olsa fark edilebilirler. Eğer hastada genetik olarak kabarık izle iyileşme eğilimi varsa iz kalma riski daha fazladır. Bu giriş bölgeleri bazı hastalarda bir kaç aylık bir sürede geçen koyu noktalar şeklinde iyileşebilirler. Eğer hastada genetik olarak deride koyu veya açık renk bırakan bir yara iyileşmesi söz konusuysa bu renk farklılığı kalıcı olabilir.
Sellülit: Uyluk ve kalça bölgesine yapılan liposuction sonrası vücut konturları düzelir ama sellülit görüntüsü kaybolmaz. Sellülit kas ile cilt arasındaki bağ dokusu bağlantılarının çekmesinden oluşur. Liposuction sonrası sellülit seviyesinde azalma olabilir ama tamamen kaybolmaz. Şu kesindir ki liposuction sonrası sellülit miktarı artmaz.
Obezite ve Liposuction: Liposuction obezite için bir tedavi yöntemi değildir. Liposuction bilinçli diyet ve egzersizin yerine asla geçemez. Obez hastalarda sadece vücutlarının belirli bölgelerinde kontur düzeltmesi istediğinde iyi bir aday olabilirler. Obezite cerrahi sonrası komplikasyon oranını arttırır.
Liposuction sonrası iyileşme: Tumescent Liposuction sonrası normal iyileşme periyodunda belirli oranda hassasiyet, şişlik, morarmalar, kaşıntılar olabilir. Hafif bir hissizlik ve kaşıntı yaklaşık 3-6 ay sürebilir. Hastaların çoğunluğunda operasyon sonrası 1-2 haftada kontur düzelmesi fark edilir. Fakat operasyonun kesin sonucu yaklaşık 3-6 ayda ortaya çıkar.
Gerçekçi beklentiler: Tumescent liposuction sonuçları diğer tekniklere göre oldukça iyi olmasına rağmen asla mükemmellik beklenmemelidir. Hastalar bu operasyon sonrası konturda düzelme ve güzel bir siluet elde ederler ama asla %100 mükemmel bir sonuç beklememelidirler.
Sonucun kalıcılığı: Liposuction ile alınan yağ hücreleri yenilenmezler. Eğer hasta daha sonraki dönemde kilo alacak olursa yağlar vücudun diğer bölgelerine orantılı olarak dağılacaktır. Dolayısıyla liposuction sonrası elde edilen sonuçlar kalıcıdır.

  • Share/Bookmark

Cilt ve Deri Bakımı ,

Saç Bakımı, Yıkama Boyama

19 Eylül 2009

Saç Bakımı, Yıkama Boyama

Yıkama

- Saçın güzel olması için öncelikle temiz olması şarttır. Şampuanınızın etkisini ve genel saç hijyeninizi artırmak için fırçalarınızı sık sık sabun ve sıcak suyla temizleyin.

- Şampuan öncesi saçınızı kir ve tozdan arındırmak için fırçalayın. Şampuanınız daha etkili olacaktır.

- Krem işlemini uygularken,kullandığımız saç kremi herhangi bir bakım özelliği taşımıyorsa saç derisine temas etmeyecek şekilde sadece uç kısımlara uygulayın ve bol suyla durulayın. – Saç derisinin asit seviyesi ciltten daha fazladır. Bu nedenle bazik özellikli sabun saç için kesinlikle tavsiye edilmez. Saç tellerinin kurumasına ve canlı hücrelerin tellerden ayrılmasına neden olur.

Şampuanın köpürme oranı, içeriğindeki köpürtücü maddelere ve kullanılan suyun sıcaklığına bağlıdır. Ayrıca saç ne kadar kirliyse şampuan o kadar az köpürür. Su ne kadar sert ve kireçliyse, o kadar fazla şampuan kullanmak gerekir. Kısaca köpürme, şampuanın çok fazla temizlediği anlamına gelmez.

Bakım

- Saçınız düzse, muhtemelen yağlanmadan şikayetçisiniz. Bunu önlemek için günlük olarak derin temizleyici bir şampuan kullanıp, haftada bir yağ birikimini önleyecek temizleyici jel uygulayın. – Saçınız kıvırcıksa, muhtemelen kuruluk probleminiz var; nemlendirici bir şampuan ve krem kullanın. Yıkadıktan sonra saçınızın suyunu bir havluyla alıp, 4-5 damla silikon bazlı parlaklık verici serum uygulayın (saçınızın kalınlığına göre miktarı artırabilirsiniz). Saçınızı elinizle açın ve kendi kendine kurumasını tercih edin.

- Saçınız dalgalıysa, parlaklık artırıcı bir şampuan ve krem kullanın. İyi çalkalayın. Geniş dişli bir tarakla saçlarınızın uçlarını açıp uçlardan köklere kadar silikon bazlı parlaklık verici bir sprey uygulayın. Önüne bigo takılmış bir fönle kurutun.

- Yaz aylarında saçınızın ve saç derinizin bakımına daha fazla özen gösteri. Boyalı, permalı saçların yazın özellikle bakıma ihtiyacı vardır. Kullanacağınız ürünlerin güneş korumalı olmasına dikkat edin. Saçınıza nem verecek bakım maskeleri uygulayarak besleyin; saçınızdaki kuruluğu ve yıpranmayı önleyerek canlı, parlak bir görünüm sağlayacaktır. Saçınızı deniz tuzu ve klordan tamamen arındırmak için çok iyi durulayın.

Boya İşlemi

- Kötü sürprizlerle karşılaşmamak için ya da bir ürünü ilk kez kullanıyorsanız; boyayı önce bir tutam saçınızda deneyin. Daha tedbirli davranmış olursunuz! – Saç diplerinize dudak besleyicisi sürün! Cildinizle saçınız arasında kalan bu bölgede oluşan mumumsu besleyici, boyanın cildinize yayılmasını önleyecektir.

- Saçınızı boyandıktan sonra oraya buraya dağılmış boyayı temizlemek için boyanın bir kısmını saklayın. Boyalı bölgeye taze boyayı sürdükten sonra bölgeyi ılık suyla yıkayın. <!– ———————————————————————– –> – Saçınıza ışıltı ve parlaklık kazandırmak için boyalı saçlar için hazırlanmış olan şampuanları tercih edin. Yeniden yapılandırıcı ve enerji verici bir serumla düzenli olarak kür yapmayı da ihmal etmeyin.

  • Share/Bookmark

Saç Bakımı , , ,

Mavi gözlüler İçin Makyaj

19 Eylül 2009

Mavi gözlüler

Gözlerinizin doğal güzelliğini ortaya çıkarmak için, çizelgede mavinin karşısında olan, yani turuncu ailesinden bir ton seçin. “The Color Answer Book” kitabının yazarı Leatrice Eiseman “Toprak renklerinden oluşan turuncular grubu, çikolata kahvesi ve bejlerin yanı sıra, mandalina rengi gibi daha canlı tonları da içerir” diyor. Modeldeki efekti elde etmek istiyorsanız, kahverengi kalemle gözlerinizin alt ve üst kenarlarını çizerek, göz şeklini belirginleştirin. Far için mercan tonlarını tercih edin. Farı göz kapaklarınıza birkaç kat uygulayın ve derinlik vermek için, özellikle göz çizgisinde farı daha belirgin olarak sürün. Gözlerinizi parlak kılmak istiyorsanız, patlıcana çalan kahverengiyi tercih edebilirsiniz. Aynı zamanda füme de mavi gözleri buğulu gösterir.

  • Share/Bookmark

Makyaj & Güzellik , , ,

Bronz makyaj

13 Eylül 2009

Tek bir adımda güneşin altın rengini yüzünüze ve vücudunuza taşıyan fondöten ve pudralar, kolayca kalıcı bir bronzluk sağlayan hızlı bronzlaştırıcılar ve son dokunuş için pırıltılı kremler.

En yeni kozmetik ürünleri, bronzluk hayalinizi güneşin zararlı ışınlarına maruz kalmadan da gerçekleştirmeniz için adeta ambalajda sunuyor.

Bronz bir tenin güzelliği tartışılamaz… Hele güneşlenmeden sonraki birkaç gün, nasıl da cildimiz parlak, yüzümüz canlı, sağlıklı bir görünüm alıyor. Güneşlenmek ve sağlıklı görünüm… Aslında birbiriyle o kadar çelişkili, tezat iki kelimeden bahsediyoruz ki…

Güneşlenme ve bronzlaşma bizi görünürde güzelleştirse de gerçekte bir o kadar da sonradan giderilmesi çok zor zarar veriyor. Güneşin bu zararlı ışınlarından korunmada koruyucu güneş kremlerinin büyük rolü var. Ama pek çok uzman sağlıklı bronzlaşma diye bir şeyin asla söz konusu olamayacağından, zaten bronzlaşmanın, tenin koyulaşmasının bile başlı başına cildin zarar görmesi anlamına geldiğinden söz ediyor. Bu uzmanların anlattıklarına göre, bronzlaşma cildin savunma mekanizmasının harekete geçmesinden başka bir şey değil. Melanin hücreleri, birer perde gibi görev yaparak zararlı ışınları engelliyor, alttaki hassas tabakaları koruyorlar. Bu arada zarar gören hücreler de cildin üst yüzeyine çıkıyorlar. Böylece cildin en üstünde sert, kalın bir deri tabakası oluşuyor. Kurumaya çok müsait bu deriyle cildimiz de olduğundan yaşlı görünebiliyor. Yani bronzlaşmak, hele bunu bir alışkanlık haline getirmek kısa süreli bir güzelliğin arkasından problemli bir cildin ve erken yaşlanmanın söz konusu olması anlamına geliyor. Peki tüm bunlar, bronzlaşmaktan vazgeçip yaz-kış beyaz bir tenle dolaşmamızı mı gerektiriyor? Tabii ki hayır. Neyse ki, yepyeni kozmetik ürünler, sadece birkaç dokunuşla en doğal şekilde bronz bir görünüme kavuşmamızı sağlıyor. Bunların arasında hızlı bronzlaştırıcı kremleri, vücut ve yüz fondötenlerini, pudraları saymak mümkün. Bu yılın sürprizi renkli sprey ve mendiller de tenimizi anında bronzlaştırarak bu işe yepyeni bir boyut getiriyor. Bu ürünlerin en önemli özelliklerinden biri de, tıpkı yüze uygulanır gibi vücudunuza makyaj yapmaya olanak tanıması hatta cilde bronzluk kazandırmanın yanı sıra, bacaklardaki ve sırttaki cilt kusurlarını da kapatmak için kullanılması. Bazı kurallara dikkat ettikten sonra bronzlaştırıcı ürünleri kullanmak ve tıpkı güneşte yanmış gibi doğal bir bronzluk elde etmek zor değil.

Bronz makyajın tarihçesi

Bronz makyajın da bir tarihinin olacağı aklınıza gelir miydi? Belki gelmezdi ama böyle bir şey var. Kozmetik dünyasıyla ilgili kayıtlara baktığınızda, ilk güneş kremini, ilk hızlı bronzluk sağlayan kremi kimin ürettiği görülebiliyor. Bronz tenin moda olması ve kar beyaz tenli kadınların yerini altın teniiierin almasıyla ilk güneş kremi 1935 yılında Ambre Solaire tarafından üretilmiş. Bu kremin formülünde, hindistan cevizi ve zeytinyağıyla vazelin varmış. 1979 yılında Helena Rubinstein “Weekend Bronzer” adı altında, altın renkli ve hızlı bir bronzluk vaat eden ürünü piyasaya sunmuş. 1993 yılında Shiseido’nun bronzluk veren kompakt pudrası bu alanda bir devrim yaratmış ve kadınların en hızlı, en doğal ve zararsız şekilde bronz bir tene sahip olmalarını sağlamış.

Bronz makyaja hazırlık

Her şeyin olduğugibi bu işin de bazı püf noktaları var. Aksi takdirde doğal bir bronzluk yerine parça parça lekeli bir tenle baş başa kalmak işten bile değiy. Öncelikle cilt bronz makyaj için iyice hazırlanmalı. Hazırlık için yapılabilecek en etkili şey peeling. Özellikle hızlı bronzlaştırıcı kullanacaksanız, bir sonraki ölü derilerin atılma evresini geciktireceğiniz için bronzluğunuzun daha uzun dayanmasını sağlayabilirsiniz. Bronzlaştırıcı ürünü temiz ve kuru cildin üzerine, avuç içlerinizle geniş daireler halinde uygulayabilirsiniz.

Altın bir ten

Bronzlaştırıcı fondöten ve pudraların uygulanmasına gelince. Tabii ki en önemli kural temizlenmiş, ölü derilerden arındırılmış ve iyi bir şekilde nemlendirilmiş cilde uygulamak. Bu konuda, dikkat edilmesi gereken diğer önemli bir nokta da, makyajın aydınlık bir yerde, yeterli bir ışık altında yapılması. Farlar, rujlar ve diğer makyaj malzemeler söz konusu olunca tüm makyözler altın pırıltıları içeren farlara parlatıcıların bronz tenle çok iyi gittiği düşüncesini paylaşıyor. Senenin modası su yeşili ve turkuvaz farlarla gözlerinize çarpıcı bir bakış kazandırmanız mümkün.

Vücuda makyaj

Kısa bir zaman öncesine kadar vucudumuzu güneşsiz bronzlaştırmak istediğimizde tercih edebileceğimiz iki seçenek vardı; ya solaryuma girmek ya da otobronzanları kullanmak. Şimdi, vücut için özel fondötenler, pudralar ve renkli spreyler var. Özellikle renkli spreyler, birkaç dakika içinde muhteşem bronz bir vücuda sahip olmanızı sağlıyor.

  • Share/Bookmark

Makyaj & Güzellik , , , ,

Cilt temizliği

13 Eylül 2009

İyi bir cilt temizliği ve bakımı yapmak için püf noktalar (önemli yerler)

Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor. Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.

CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN

Eylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız? Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız. Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.

KURU CİLTLERE KREM

Yağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere, genel olarak “temizleme sütü” adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar. Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur. Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer. Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir. Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.

MİKROFİBER KUMAŞLAR

Cilt temizliği veya hafif peeling için özel olarak imal edilen mikrofiber kumaşlar ve eldivenler oldukça etkili bir şekilde temizliği tamamlarlar. Onları sadece su ile ıslatarak kullanırsanız, daha önce özenle temizlediğiniz yüzünüzden hala kir çıktığını fark edersiniz. İçinde hiçbir kimyasal olmadığı için en hassas ciltlere bile uygulanabilir. Her yerde bulunmuyor ama rastlarsanız hem yüzünüze hem de vücudunuza uygulayabilirsiniz.

TONİK TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ

Cildin günlük bakımı yapılırken ikinci adım, kalan son artıkları arındıran ve gözenekleri sıkıştırmaya yarayan tonik uygulamasıdır. Temizleme kremleri ve losyonlar, sabunlar ve jeller ciltteki yağı ve suda eriyebilen maddeleri çözdükten sonra, kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler tonikle silinerek temizlenir. Tonik, özel bir solüsyondur. Genellikle su ve alkol ile hazırlanır. Bazı toniklerde salisilik asit, portakal çiçeği kolonyası, gül suyu veya daha farklı maddeler de kullanılır. Tonik seçerken alkolsüz olanları tercih edin. Sade gül suyu ve maden sodası gayet iyi toniklerdir.

GÖZENEKLERİ TEMİZLEYİN

Gözeneklerin sıkışması aslında hatalı bir ifadedir. Çünkü gözeneklerin kas yapısı yoktur. Bu nedenle de açılıp kapanması veya sıkışıp gevşemesi söz konusu değildir. Ancak biriken kirler ciltteki gözenekleri tıkayarak zorlar ve genişlemesine yol açar. Tonikler bunları temizlediği için gözenekler tekrar normal boyutlarına dönerler. Tonikler düzenli olarak kullanıldığında gözeneklerin açılmasına pek fırsat kalmaz. Öte yandan, toniklerin içinde bulunan maddeler cildi biraz tahriş ettiği için dokular hafifçe şişer. Bu tepki gözenekleri geçici bir süre için sıkıştırır. Tabii bu yapısal bir değişiklik değildir, kısa süreli bir toparlanmadır.

  • Share/Bookmark

Cilt ve Deri Bakımı , , ,

İzmir Güzellik Merkezleri

09 Eylül 2009

3 büyük şehrimizden biri olan İzmir, aynı zamanda güzellik merkezi sayısı olarakta en fazla olan illerimizden bir tanesi. İzmir’li bayanların büyük rağbet gösterdiği güzellik salonlarının fazlalığının sebebide nüfus ile doğru orantılı olduğunu düşününmekteyiz. izmir güzellik merkezleri adları ve adresleri aşağıdaki gibidir;

  • Dişi Güzellik Ve Sağlık Yaşam Merkezi – Karşıyaka, İzmir
  • Duruten Beauty and Spa – Balçova, İzmir
  • Hera Femme Güzellik Merkezi – Balçova, İzmir
  • Klinik Ra – Alsancak, İzmir
  • Klinik Ra Güzellik Merkezi – Alsancak, İzmir
  • Lemanisis Güzelllik Salonu İzmir – Hatay, İzmir
  • Likya Lazer Epilasyon Merkezi – Alsancak, İzmir
  • LİKYA Solaryum (likya Estetik) – Alsancak, İzmir
  • Maya Sante Güzellik Merkezi – Şirinyer, İzmir
  • Mervenur Güzellik Merkezi – Gaziemir, İzmir
  • MT Estetik Güzellik – Alsancak, İzmir
  • Münevver Epilasyon Güzellik Salonu – Hatay, İzmir
  • MYRA estetik güzellik merkezi – Alsancak, İzmir
  • Nets Club Güzellik Merkezi İzmir Şubesi – Bornova, İzmir
  • AQUA MARINE Solaryum, Lazer Epilasyon, Radyo Frekans Zayıflama – Balçova, İzmir
  • Aqua Marine Güzellik MerkeziQUA MARINE GUZELLIK MERKEZI – Üçkuyular, İzmir
  • Aura Güzellik Salonu – Şirinyer, İzmir
  • Aysel Epilasyon – Karşıyaka, İzmir
  • Bioderm Bakım ve Zayıflama Salonu – Alsancak, İzmir
  • Cosmetic Surgery Abroad – Balcova, Izmir
  • Sibella Güzellik Salonu – Alsancak, İzmir
  • Akman Güzellik Salonu – Kozyatağı, İstanbul
  • ALTUĞ GÜZELLİK SALONU – İzmir
  • Çağdaş Estetik Güzellik Merkezi – Alsancak, İzmir
  • Desa Bella Estetik ve Güzellik Merkezi – Alsancak, İzmir

Bildiğimiz İzmir güzellik salonları bu kadardır. Eklemek isterseniz yorum olarak bize yazabilirsiniz.

  • Share/Bookmark

Genel , , ,